
Diziler,
maçlar, derken farklı odalar, farklı televizyonlar ve yatak odasına
giren ekranlar gerçekten insanlara seksi unutturuyor mu? Yoksa bütün
bunlar modern bahaneler mi? Bu konuyu iki ünlü psikiyatrist, Prof. Dr.
Ahmet Çelikkol ve ilişki psikiyatristi Doç. Dr. Armağan Samancı
değerlendirdi..
Prof. Dr. Ahmet Çelikkol: Televizyonun seks
hayatını etkilediğini düşünenler bence başka bahane bulsun. Benim de
yatak odamda televizyon var, ben de televizyon seyrediyorum ama ilişkim
gayet sağlam.
Televizyon sizce sekse darbe midir?
Hayır, neden olsun ki… “Televizyon seyretmekten sekse vakit
bulamıyoruz,” diye yakınan çiftler aslında kendilerine bahane
üretiyordur. Bu sorunu çözerseniz onlar başka bahane bulur. Bu çiftler
en kötüsünden “Yorgunum, başım ağrıyor,” der.
Çiftler arasındaki ilişki televizyonla zedeleniyorsa aslında o ilişki bitmiş midir?
Bir oranda ilişki zedelenebilir ama bitirme noktasına taşınmaz.
Biterse, neden televizyon değildir. Televizyon sadece gösterilen
nedendir. Gerçek neden başkadır ve hatta bu kadar yüzeysel bir neden
kullanıldığına göre, asıl neden çok daha derindedir.
“Yatak odasından televizyonu çıkarın,” önerisinde bulunduğunuz çiftler oluyor mu?
Hiç olmadı diyebilirim. Şahsen benim yatak odamda var, ben hiçbir
sorunla karşılaşmadım. Ama durum çaresizse elbette önerebilirim.
Kadınlar televizyonu rakip olarak görüyorsa ne yapmalı?
Bir çiftin birlikteliği; fikir olarak, davranışlarda, duygularda
anlaşma demektir. Bunun için karşılıklı taviz vermeniz gerekebilir.
Kerevizi çok seviyorsunuz ama partneriniz kokusuna bile tahammül
edemiyor, o zaman evde kereviz yemekten vazgeçeceksiniz. Partneriniz
televizyon istemiyorsa ve bunda ısrarlıysa, zaten yapacağınız başka şey
kalmamış demektir.
Erkekler, televizyon dizilerinin seks hayatlarını yıprattığını anladığında ne yapmalı?
Eğer erkek, TV dizilerinin cinsel hayatını yıprattığını düşünüyorsa,
bir yolunu bulup engellemeli. Kişisel önerim, iyi bir-iki program
hariç, dizi izlemeyi bırakmaları.
Televizyona rağmen aile ilişkileri nasıl sağlamlaştırılır?
Televizyon izlemede aşırıya kaçmamanın, hele hele sürekli dizi
izlememenin yolu aranmalıdır. Televizyon yerine geçebilecek başka
birçok enstrüman bulunabilir. Mesela isteyen, salonda, oturma odasında
televizyon izler, tatmin olunca yatak odasına gelir. Yatak odasına
müzik getirilebilir. Burada kitap da okunabilir, sohbet de edilebilir.
Doç. Dr. Armağan Samancı:
Televizyon ilişkileri bozuyor, bu da direkt seks hayatını
etkiliyor. Yatak odasına televizyonu sokmak yabancı birini özel odanıza
davet etmekten farksızdır.
Televizyon sizce sekse darbe midir?
Televizyonun ilişkileri bozan bir yapısı var. Duygusal olarak çiftlerin
birbirinden uzaklaşmalarına neden oluyor, duygusal olarak uzaklaşan
çiftler de seksten kaçıyor.
Çiftler arasındaki ilişki televizyonla zedeleniyorsa aslında o ilişki bitmiş midir?
Başlangıçta zedeleyici etki yaratır. Televizyon mesafe koydurur. Çok
televizyon seyretmek çiftleri birbirinden uzaklaştırır, birbirinden
uzaklaşan çiftler zaten kaçmak için televizyonu daha fazla seyretmeye
çalışır. Uzaklaşmak için televizyon iyi bir araçtır.
“Yatak odasından televizyonu çıkarın,” önerisinde bulunduğunuz çiftler oluyor mu?
Bence televizyon asla yatak odasına konmamalı. Ha yabancı birini
getirip yatak odasına koymuşsunuz, ha televizyonu! İkisi de ilişkide
aynı etkiyi yapar.
Kadınlar televizyonu rakip olarak görüyorsa ne yapmalı?
Televizyon ve internet, kadınları gerçekten dul bırakabilecek konuma
getirdi. Olay son noktaya ulaşmadan hemen eşinizle bu durumu konuşun.
Ama burada önerim, eve asla ikinci televizyon alınmamasıdır. Bu,
çiftleri birbirinden bambaşka uçlara iter, toparlayamayabilirsiniz.
Erkekler, televizyon dizilerinin seks hayatlarını yıprattığını anladığında ne yapmalı?
Birlikte izleyebileceğiniz diziler bulun ve paylaşmaya bakın ama
televizyon izleme süresini azaltın. Eşinizle farklı programları
izlemeye başladıysanız, ortaklık zarar görür. Bu da direkt
cinselliğinize yansır.
Televizyona rağmen aile ilişkileri nasıl sağlamlaştırılır?
Artık televizyon hayatın kaçınılmaz bir parçası, evden çıkartıp
atamayız. Onu evin bir bireyi gibi düşünmek lazım, ancak ‘bu bireye’
karşı önleminizi alın. İlişkinin güçlendiği alanlara, yemek yenilen
yere, yatak odasına televizyon sokmayın.