| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemler,insan sağlığı,genel saglık,

sağlıklı yaşam, Sağlıklı, hayat, temizlik, bakım,ilaç,hap,şuruğ,tıp,kalp,damar,beyin,kırık,çıkık, genel sağlık,kadın sağlığı, sağlıklı beslenme, kadın siteleri,Hastalara özel diyetler ,Diyet yemek tarifleri ,Sağlıklı Yaşam İçin,Cinsellik, Sağlık, Kilo Verme, Kadın ve erkek saglıgı,Kadın hastalıkları, Oruç ağrılarının çözümü nefes egzersizi,

3 "şişmanlık" etiketi kullanan gönderi "şişmanlık" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Şişmanlamamanın altın kuralları

sisman1137ef85dgu2Aktivite önerileri
Güne erken başlayın, 7-8 saatten fazla uyumayın, uyandıktan sonra yatakta kalmayın. Asansör yerine merdiven kullanın, hızlı tempoyla yürümeye çalışın. Haftanın 4-5 günü egzersiz yapın, pasif yerine aktif jimnastiği tercih edin. Aktif ve hareketli kişilerle birlikte olmaya özen gösterin. Hafta sonlan için aktif planlar yapın. Ayakta durmaya ve yürümeye daha fazla zaman ayırın. Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı kullanmayın. Her gün yarım saatten daha az televizyon seyredin.

Beslenme önerileri
Acıkma duygusunun bastırılması için salatalık, domates, marul gibi düşük kalorili yiyeceklerin tercih edilmesi, her gün sebze ve meyve yemeye dikkat edilmesi, yemekler için küçük, yağsız salatalar için ise büyük tabak kullanılması da öneriler arasında yer aldı.

Alışveriş önerileri
Çarşıya, yemekten sonra, tok karnına çıkın, alışveriş listenizden fazlasını almayın, hazır yiyecekleri satın almayın, yanınızda fazla para bulundurmayın, yeme isteği uyandıran televizyon programları ve reklâmları izlemeyin.

Sağlıklı Yaşam için Temel Bilgiler

 

Tüm yaşayan canlılar yaşamını sürdürmek için besine gereksinim duyarlar. Canlıdan canlıya besin çeşitleri ve gereksinimleri çok farklı gibi görünür. Ancak tüm besinlerde ortak temel öğeler vardır. Bu öğeler karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler ve minerallerdir. Bu temel öğelerin bazılarını vücut diğer temel öğeleri kullanarak üretebilir. Ancak bazıları vücut tarafından yapılamaz ve mutlaka dışarıdan hazır alınması gerekir.

Çoğumuz aldığımız besinlerin ne kadar kalori içerdiğini bilemeyiz. Ayrıca besinlerimizin içindeki temel öğelerin neler olduğunu ve hangi oranlarda bulunduğunu pek bilemeyiz.

Amerikan tarzı beslenme

Çoğumuz besinlerimizi vücudumuzun gereksinimine göre ayarlamayız.

Canımız ne zaman ne isterse yemek eğilimindeyiz. Çocuklarımız hamburger, patates kızartması ve pizza ile beslenmekte. Bu tip beslenme yeteri hatta fazla kalori içerir. Günlük enerji gereksinimini fazla fazla karşılar. Ancak yetersizdir. Çünkü içerisindeki temel besin öğeleri istenilen oranlardan çok uzaktır. Bu dengesiz beslenme şişmanlıkla sonuçlanır. Bu sefer bu fazla kiloları biran önce vermek kaygısıyla hızlı perhize başlanır. Bu perhizlerde yetersiz besin dengelerine sahiptir. Böylece vücudunuz gerekli besinleri alamaz ve yorgun düşer. Bir çeşit varlık içinde yokluk.

Kalori

Bir besinin içerdiği enerji miktarı kalori ile ölçülür. Kişilerin günlük kalori gereksinimleri çok farklı farklıdır. Yaşa, cinse, mesleğe ve iriliğe göre değişir. Ortalama orta yaşlı bir kadının günlük kalori gereksinimi 1900 kalori civarındadır. Eğer bu gereksiniminizden daha fazla kalori alırsanız fazla kalori vücudunuzda yağ olarak birikir. Aksine günlük aktivitenizi karşılayacak kadar kalori alamazsanız bu sefer vücut kendi dokularını kaloriye çevirmeye başlar.

Hangi Yiyeceklerden Uzak Durmalı

Bazı yiyeceklerin besin değerleri o kadar düşüktür ve içerdikleri maddeler hastalıklara neden olabilir. Bunların başında sodyum, yağ, kolesterol, alkol ve şeker içeren maddeler gelir. Sağlıklı beslenme bunları tümden kesmek değil az yemek anlamına gelir. Yağ türleri içinde doymuş yağlar (oda sıcaklığında katı halde bulunan tereyağ, tavuk derisi, hindistancevizi vb.) kolesterol oranını arttırdıkları için en sağlıksız olanlarıdır. Kızartmalarda da ayçiçek yada diğer bitkisel yağlardan kullanarak doymuş yağlardan kaçınabilirsiniz. Sofra tuzunda bulunan sodyum fazla alındığı takdirde yüksek tansiyona yol açar. Şekerde yüksek kalori vermesine karşın çok düşük bir besin değerine sahiptir ayrıca şekerin dişlerimize de zarar verdiğini unutmamalıyız.

Neler Yemeliyiz
 

  • Proteinler:
    Vücuttaki organların temel taşı olan proteinler hücrelerin kendilerini yenilemelerini sağlarlar. Proteinler günlük besinimizin %15'ini oluşturmalıdır. (et, süt, yumurta, balık, tavuk, kuru baklagiller) Tüm yaşayan organların temel yapı taşları proteindir. Kan hücrelerinin temeli proteindir. Adalelerin kasılması için özel bir protein yapıları vardır. Vücuttaki tüm kimyasal olayların cereyan etmesi enzim denen proteinlerin kontrolü altındadır. Proteinler de karbonhidratlar gibi gramı 4 kalori enerji verir.
     

  • Karbonhidratlar:
    Patates, ekmek, süt, yoğurt, meyve-sebze ve unlu gıdalarda bulunan karbonhidratlar vücudumuzun ana enerji kaynağıdır. Karbonhidratlar günlük besinimizin %50'sini oluşturmalıdır. Karbonhidratların vücutta birçok işlevleri vardır. Hücrelerin yapısı içindedirler. Yağ ve proteinlerin sentezi için temel yapı taşı olarak kullanılırlar. Ayrıca enerjinin ana kaynağıdır. Karbonhidratların 1 gramı 4 kalori içerir. Şekerler, nişasta ve un başlıca karbonhidrat kaynağıdır. Bu maddeler vücutta hızla glikoza çevrilir. Glikoz enerji gerekliyse hemen kullanılır. Ya da yağ olarak ilerde gerektiğinde kullanılmak üzere biriktirilir. Glikoz ayrıca karaciğerde glikojen adı altında depolanır. Glikojen günlük kan şekerini sabit tutmaya yarar ve her an vücudun enerji gereksinimini karşılar. Diğer karbonhidrat kaynakları olarak meyveleri, sütü, mısırı, pirinci, ve patatesi sayabiliriz.
     

  • Yağlar:
    Yağlarda proteinler gibi hücrelerin kendilerini yenilemelerine yardımcı olurlar. Yağlar günlük besinimizin en fazla %30'unu oluşturmalıdır. Ayrıca günlük olarak aldığımız doymamış yağ oranı günde aldığımız yağ oranının %10'unu geçmemelidir. Yağlar karbonhidratlara göre çok daha fazla kalori içerirler. Her gramı 9 kaloridir. Teorik olarak hiç yağ yemeden yaşayabilirsiniz. Çünkü vücudunuz gereksinimi olan yağları karbonhidratlardan yapabilir. Ancak bazı yağların eksikliği sorun yaratabilir. Örneğin linoleik asit denen bir yağı vücut sentezleyemez. Bu yağı dışardan almak zorundasınız. Eksikliği halinde bol miktarda kolesterol damarlarda birikir. Yağlar trigliseridler denen yapıların bileşimidir. Doymuş yağlar başlıca ette, tereyağında bulunan katı yağlardır. Doymamış yağlar ise sıvı yağlar olup en çok zeytinyağında bulunur. Ayrıca kümes hayvanı ve balık etinde de bulunurlar. Diyette aşırı miktarda yağ bulunması kalp hastalıkları açısından sakıncalıdır.
     

  • Lifler:
    Bitkisel gıdalarda bulunan lifler vücut tarafından sindirilemezler fakat bağırsakların maddeleri sindirmesine katkıda bulunurlar. Yeterli miktarda alınmaması kabızlık gibi sorunlara yol açar. Günde en az 25-30 gr. alınmalıdır. Ayrıca lif oranı yüksek bir diyet uygulamanız kolesterol oranınızın düşmesine de yardımcı olacaktır.
     

  • Vitaminler ve Mineraller:
    Metabolizmanın uyumlu çalışmasını sağlayan vitaminler aynı zamanda beyin, kas, cilt fonksiyonlarının da tam olarak yerine getirilmesinde önemli rol oynarlar. Ayrıca bunun için az miktarda mineralde gereklidir.
     

  • Su:
    Vücudunuzun günlük kaybettiği su ihtiyacını karşılamak için günde 6-8 bardak su içmeniz gerekir.

Sağlıklı Beslenme İçin İpuçları
 

  • Dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeni için lif oranı yüksek, kompleks karbonhidrat ve doymamış yağ oranı yüksek yiyecekleri tercih edin.

  • Yediğiniz yumurta sayısı haftada 4'ü geçmemeli.

  • Günde en az 1 adet yeşil salata yiyin.

  • Konserve gıdalar yerine taze gıdaları tercih edin.

  • Tahıl içeren yiyecekleri daha çok tüketin.

  • Sebzeleri çok az pişirin, mümkünse çiğ yiyin.

  • Kırmızı eti azaltın; onun yerine balık yemeyi tercih edin.

  • Tavuğu pişirmeden önce derisini çıkartın.

  • Hazır gıdalardan mümkün olduğunca uzak durun.

  • Ayak üstü atıştırma (Fast-food) ürünlerini daha az tüketin.

  • Günlük diyetinizde yağ, kolesterol, şeker, alkol, tuz ve kafein içeren yiyeceklere daha az yer verin.

Su kaybı ve Sıvı Alma

Antrenmandan önce ve sonra tartılın. Kaybettiğiniz her yarım kilo için 2 bardak sıvı alın
İdrar rengi koyu ise vücudunuzun sıvıya ihtiyacı var demektir.

Isostar gibi sporcular için üretilen izotonik içecekleri yarışma öncesi meyve suyuna tercih edin.

DOĞRU BESLENME
“ACABA DOĞRU BESLENİYOR MUYUZ?

Yediklerimizin sağlığımız, duygularımız ve düşüncelerimiz üzerindeki etkisi nedir? Bir günde kaç öğün yemek gerekir?” Bunlar günlük koşuşturma içerisinde ve kemikleşmiş alışkanlıklardan dolayı sormayı akıl edemediğimiz, ama insan hayatı açısından son derece önemli sorulardır.

Gerçek şu ki 20. yüzyıl insanı son derece yanlış bir beslenme kültürü geliştirmiştir ve bunda da ısrar etmektedir. Hızlı zayıflamak için kalori hesabı yapanlar, “az ama sık yiyin” tavsiyesine uyup günde on öğün yiyenler, günlük gazeteleri okuyup beslenme düzenini ayda dört defa değiştirenler, ya da sâdece damak lezzeti için insan bedenine son derece zararlı şeyleri yemeyi marifet sayanlar gittikçe artmaktadır. İnsan bedeni, onun besin yoluyla aldıklarından meydana gelir. Bir binanın inşaatında kullandığınız kum, çimento ve demir nasıl o binanın sağlamlığını belirliyorsa, kendi bedenimizi inşa ederken kullandığımız yemekler de sağlığımızı, duygu ve düşünce dünyamızı belirler.

Örneğin ET insan vücuduna son derece zararlı bir besindir. Et insanın içsalgı bezlerinin hassas dengesini altüst ederek er ya da geç hastalığa yol açar. Kırmızı et yiyenlerin kalp-damar hastalıklarına ve kansere çok çabuk yakalandığı bilinen bir gerçektir. Bilinmeyen ise, etin insanların rûh hali üzerindeki etkisidir.

Et yiyen insanlar daha saldırgan olurlar. Duygusal olarak duyarsız ve kabadırlar. Düşünsel incelikleri algılamakta zorlanırlar. Maddiyata ve şehvete düşkün bir kişilik sergilerler. Tedirgin olurlar, canları çabuk sıkıldığı için değişik eğlencelerle kendilerini avutmaya çalışır, yaşadıkları sebepsiz (!) sıkıntılardan kurtulmak için de içki, sigara ve uyuşturucu gibi maddelere yönelirler.

Yâni et yiyenler insan olarak taşıdıkları bedensel-duygusal-düşünsel potansiyele büyük bir darbe vururlar. “Ben yiyorum ve bana bir şey olmuyor!” diyenlerin bir de etsiz bir beslenme tarzı benimseyip aradaki farkı görmeleri, onları ikna etmeye yetecektir.

Yeme-içme kültürümüzün miktarla ilgili yönlerinde de büyük hatalar bulunmaktadır. Örneğin insana bedensel ve ruhsal rahatlığı sağlayacak olan tarz “günde TEK öğün yemek” ve haftada bir gün oruç tutmaktır. Hele bu öğünde de tahıl ürünlerinin (besleyici besinlerin) yanında mevsime uygun taze sebze ve meyvelere (tasfiye edici besinlere) yer verilirse ve margarinden uzak durulup yemeklerde sıvı yağ, özellikle de zeytinyağı kullanılırsa, mükemmel bir sağlığa ulaşılabilir.

DÜZENLİ BESLENME

Besinler 4 temel besin grubundan seçilmelidir.
 

  • Süt grubu (Süt, peynir, yoğurt)

  • Et grubu (et, tavuk, balık, kuru baklagiller)

  • Sebze-meyve grubu

  • Tahıl grubu (Ekmek, makarna, pirinç)

Düzenli beslenme için bu besin gruplarından orantılı olarak alınmalı, bir gruptan az, diğerinden fazla besin alıp metabolizmanın çalışma düzeni bozulmamalıdır. Tek gruba yönelik beslenme; kabızlık, ishal, midede şişkinlik, kan şekeri ve tansiyon düşmesi, baş dönmesi, göz kararması gibi rahatsızlıklara sebep olacak ve devamında da doktor müdahalesini gerektirecek çok daha ciddi sorunlara yol açacaktır. Kişiye özel hazırlanması gereken beslenme programları; %60 karbonhidrat, %20 protein, %20 yağ içermelidir ve günde en az 2 lt su tüketilmelidir. Günlük alınması gereken besinler 5 öğünde alınmalıdır. Öğün atlamak ve/veya bir öğünde gerekenden daha fazla kalori almak yağ depolanması riskini arttıracaktır.

Kanserle burun buruna kalmayınız


Kanserle_burun_buruna_3
 
Küflü ve yanmış besinlere dikkat!


Bazı mantar ve küfler kansere neden olabilecek toksik maddeler üretir. Son kullanma tarihi geçen besinler kanser riski taşır. Buzdolabında da olsa bu ürünleri kullanmadan atmata fayda var.

Etlerin mangal, barbekü gibi doğrudan ateş üzerinde pişirilmesi de yiyeceğin üzerinde kanserojenlerin oluşmasına neden olur. Bu yüzden bu tür beslenmeden uzak kalın ve etlerin üzerindeki yanmış kısımları temizleyin.

Kanserle_burun_buruna_2

Sigaranın 'light'ı da kanser yapar


Light sigaralar da kanser riskini artırıyor. Dumanı derin derin içe çekme her şeyin başı. 'Light' sigara hem daha derin içe çekiliyor hem de 'light' kelimesinden olsa gerek tüketimi daha fazla. Günde bir pakete dayandıysanız tehlike çanları çalıyor demektir.

'Light' ya da 'hard' sigaranın her türü başa bela. En iyisi bırakma iradesini gösterebilmek.

Kanserle_burun_buruna_3

Mesleki faktörler de kanser yapar


Kanserojen maddelerle ilgilenmek bununla ilgili meslek kolları, nikel, krom, radon, asbest gibi maddelerin endüstride kullanıldığı mesleklerde çalışmak kanser olma riskini artırıyor.

Böyle bir mesleğiniz varsa en doğrusu iş yeri sahibinden korunma önlemi talep etmek olacaktır.

 

Kanserle_burun_buruna_4

 
Şişmansanız kanser riski yüksek



Şişmanlık, erkeklerde bağırsak ve akciğer, kadınlarda ise hormonlarla ilgili kanserleri (göğüs, rahim, yumurtalık, tiroid bezi tümörleri) özellikle destekliyor. Enerji kısıtlaması, göğüs ve bağırsak kanserleri ile lösemi oluşumunu da etkiliyor.

Hemen uygun bir diet programı bulup harekete geçmeli!

Kanserle_burun_buruna_5

Margarin kullanmak sorun olur mu?


Yağların kanserle olan ilişkisinde yağın cinsi ve miktarı önemli. Asit düzeyi yüksek olan bazı sıvı yağlar (ayçiçek, mısır özü, pamuk yağları vb.) kanser oluşumunu destekliyor.

Kızartma yağını yalnızca bir kez kullanın! Katı yağ kullanımında ise pakette yazılı doymuş yağ oranının mümkün olduğunca düşük olmasına özen göstermekte fayda var.

 

Kanserle_burun_buruna_6

Nişastalı ve şekerli besinler kanser oluşumunda etkili


Hamurişi ve şekerin fazla tüketimi pankreas, göğüs, yemekborusu, mide ve bağırsak kanserleri riskini artırıyor.

Sabah kahvaltısında yediğiniz poğaçayı ikiden bire düşürmenin vaktidir! Pudra şekerli böreği de haftada bir yemek daha mı iyi acaba! Kahvenin yanında yenen çikolata barın da yarısını yemek kafi gibi!

 

 

Kanserle_burun_buruna_7
 
Deodorant da kanser yapıyor!


Gündelik yaşamımızın parçası olan deodorantlar sık kullanıldığında meme kanserine yol açabiliyor.

İçerdiği sentetik maddelerden ötürü deodorantlara temkinli yaklaşmak gerek. Parfüm alternatif olabilir.

Kanserle_burun_buruna_8

 
Kabızlık da kanser habercisi olabilir



Uzun zamandır kabızlık şikayetiniz varsa ihmal etmeyin! Tedavisi mümkün olan kabızlık ihmal edildiği taktirde bağırsak kanserine yol açabiliyor.

Pata, rektal kanama, karın ağrısı ve krampları, bulantı ve kusma ile istemsiz kilo kaybının kabızlığa eşlik etmesi durumunda, dikkatli olunması ve acil olarak gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerekiyor.

Kanserle_burun_buruna_9

Rujunuzda kanser riski


Parlatıcı ruj ve ojeler kanser riski taşıyor. Bu ürünlerde kullanılan bütil benzil ftalat (BBP) adlı madde meme kanseri riskini artırıyor. Bu maddenin östrojen hormonu gibi davranarak vücuttaki dengeyi bozuduğu savunuluyor.

Kurşun içeren rujlar en tehlikelisi. Kullandığınız rujun kurşun içerip içermediğini anlamak için altın bir eşyanızı ruja sürün. Eğer kurşun içeriyorsa altının değdiği yer siyahlaşacaktır.

 

Kanserle_burun_buruna_12

Tuzun bol miktarda kullanıldığı turşular kansere yol açabiliyor. Yemeklere ektiğiniz tuzu ölçülü kullanıp turşuyu da az tüketirseniz bu riskten muafsınız demektir!

Kanserle_burun_buruna_11

 
Stres kanser yapıyor



Stresin, kanser dahil bir dizi ciddi hastalığa neden olduğu yolunda uzun süredir duyulan kuşkuların doğru olduğu bilimsel olarak kanıtlandı.

Yoğun tempolu şehir hayatı öfke katsayısını artırıyor. Trafikte, iş yerinde, okulda her an stresle iç içe yaşıyoruz. Sabrın sınırlarını zorlamak yerine 'stres free' alanlar yaratmak gerekiyor. Haftasonu şehir dışına çıkmak, toprakla uğraşmak negatif enerjiyi nötralize eder. Denemekte fayda var.

 

Kanserle_burun_buruna_12
 
Kanser riskinizi test edin
1. Eğer daha önce kansere yakalandınız veya halen kanser sorununuz varsa. (+2)
2. Ailenizde kansere yakalanan varsa. (+2)
3. Kadınsanız; hiç doğum yapmadıysanız ve bebeğinizi emzirmediyseniz. (+1)
4. Erkekseniz; ailenizde prostat kanseri olan varsa. (+1)
5. Sigara veya pipo içiyorsanız. (+1)
6. Aile bireylerinden sigara veya pipo içen varsa. (0.5)
7. Günde 2 şişe bira, 1 kadehten çok diğer alkollü içkiler içiyorsanız. (+1)
8. Hava kirliliği olan bir kentte yaşıyorsanız. (+1)
9. Çalışma yerinizde kimyasal karsinojenlerle temasınız varsa. (+1)
10. İdeal kilonuzdan 10 kilo fazlanız varsa. (+1)
11. Kolesterolünüz, özellikle LDL kolesterolünüz yüksekse. (+1)
12. Kanser yapıcı niteliği olan herhangibi bir ilaç kullanıyorsanız. (+1)
13. Her gün yağlı et yiyorsanız. (+1)
14. Sıkça yağda kızarmış yiyecekleri tüketiyorsanız. (+1)
15. Her gün pişmiş sebze tüketiyorsanız. (-1)
16. Her gün iyi yıkanmış çiğ sebze tüketiyorsanız. (-2)
17.Her gün kurubaklagiller, ceviz, fındık gibi besinlerden tüketiyorsanız.(-1)
18. Her gün kepeği ve özü ayrılmamış tahıl ürünlerinden tüketiyorsanız. (-1)
19. Her gün iyi yıkanmış meyve tüketiyorsanız. (-2)
20. Her gün az yağlı veya yağsız süt ve türevlerinden tüketiyorsanız. (-1)
Sağlıklı Yaşam İçin,Kadın sağlığı,Cinsellik, Güzellik, Kız, Genç, Aile, Diyet, Cilt, Moda, Kariyer, Ev, Yemek, Rejim,Sağlıklı yaşam , sigaranın zararları, adım ölçer, sağlı bilgileri, sağlık ve yaşam,Cinsellik, Sağlık, Kilo Verme, Kadın ve erkek saglıgı,Hastalıklar, Sağlıklı Yaşam, Şifalı Bitkiler,Sağlıklı Yaşam için Hareket Gerekli sağlık bilgisi,Sağlıklı Yaşam, Estetik ve Güzellik Merkezi,alkolsüz ve sigarasız sağlıklı yaşam hakkında bilgiler,ağlıklı yaşam, kadın sağlığı, sağlıklı beslenme, kadın siteleri,Sağlıklı Yaşam ,temizlik, bakım, genel sağlık,oruc tutmak ,Oruçluyken çektiğiniz baş ağrıları, nefes egzersizleriyle giderilebilir,Sağlıklı Yaşam İçin,Cinsellik, Sağlık, Kilo Verme, Kadın ve erkek saglıgı,Kadın hastalıkları, Kadın doğum, kadın ve kadınlara yönelik, aşk, evlilik, cinsellik, güzellik, moda, makyaj, stil, anne, bebek, kariyer, yemek tarifleri, ev, dekor, magazin, diyet, astroloji, estetik, kadın sağlığı, genel sağlık,