| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemler,insan sağlığı,genel saglık,

sağlıklı yaşam, Sağlıklı, hayat, temizlik, bakım,ilaç,hap,şuruğ,tıp,kalp,damar,beyin,kırık,çıkık, genel sağlık,kadın sağlığı, sağlıklı beslenme, kadın siteleri,Hastalara özel diyetler ,Diyet yemek tarifleri ,Sağlıklı Yaşam İçin,Cinsellik, Sağlık, Kilo Verme, Kadın ve erkek saglıgı,Kadın hastalıkları, Oruç ağrılarının çözümü nefes egzersizi,

Yazılar arşiv 08.2008 Other entries in 2008-08 resimler , videolar

İftara mutlaka çorbayla başlayın

 
Birbirinden güzel yemeklerle donatılan iftar sofraları, bilinçli hazırlanmazsa sağlığınızı bozabilir

Ramazan ayı boyunca da sağlıklı beslenmeye devam edilmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevil Nas Can, oruç tutanları uyarıyor: Oruç tutarken; iftar, iftardan sonra iki ara öğün ve sahur olmak üzere günlük dört öğünü tamamlayın. İftar sofrasında yemek çeşitlerini abartmayın. İftara çorbayla başlayın. Kızartmalardan, kavurmalardan uzak durun.Zeytinden hurmaya, çorbadan tatlıya birbirinden güzel envai çeşit yemeklerle donatılan iftar sofraları, ölçüyü kaçırırsanız sağlığınızı bozabilir! Ramazan aylarında; yemek saatleri ve yemek tercihlerindeki değişimler, yemeklerin çeşit, lezzet ve görünümlerinin neredeyse kusursuz olması, sağlığımız üzerinde olumsuz etkilere neden olabiliyor. Ramazanın, özellikle de bu sene olduğu gibi havaların sıcak olduğu aylara denk gelmesi, sağlık risklerinin daha da artmasına yol açabiliyor.
Uzun süre aç kalınması, iftara aşırı yüklenme ve gece ağır yemek tercihleri; sindirim ve metabolizmada sıkıntıları beraberinde getiriyor. O yüzden Ramazan ayında da beslenmemizi düzenlemek ve her tercihimizi sağlıklı beslenme ışığında planlamalıyız. Medical Park Fatih Hastanesinden Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevil Nas Can; sağlıklı bir Ramazan geçirmek, oruç ayı sonunda kilo almamak ya da aşırı kilo vermek istemeyenler için sağlıklı oruç tutmanın püf noktalarını anlattı:

İftar yemeklerinde çeşit sayısını fazla abartmamalı, kızartma, kavurma gibi aşırı yağlı ve ağır yiyeceklere yer verilmemeli. Sıvı hacmi fazla ve enerji içeriği düşük çorba, salata gibi besinlerle iftara başlanmalı.

Yağlı kırmız etler yerine; ızgara, haşlama ve tencere yemeklerine ağırlık vermeli, sebze yemekleri, kuru baklagiller tercih edilmeli. Yemeklerde katı yağ-margarin kesinlikle kullanılmamalı, fazla olmamakla beraber (1 kilogram yemeğe 2-3 çorba kaşığı) sıvı yağ ile pişirilmeli.

Uzun süre aç kalma nedeniyle, iftarda yemekler hızlı yenilmemeli. Hızlı yendiğinde tokluk hissine ulaşma süresi gecikiyor ve besin tüketimi artıyor. Ayrıca mide ile bağırsaklarda ağrı ve kramplar söz konusu olabiliyor, tansiyon ve şeker düzensizlikleri ortaya çıkabiliyor.

Öğün sayısının azalması ve uzun süre aç kalmak bağırsak fonksiyonlarında da azalmaya sebep olabileceğinden, posadan zengin besinlerin tüketimine özen gösterilmeli. Sebze, salata, kepekli ürünler, kuru kayısı gibi.

Sahura kalkmadan oruç tutmak çok sakıncalı. Kesinlikle sahurda kalkılmalı! Günlük açlık süresinin çok uzun olması; kan şekeri düşüklüklerine, vücudun su kaybının artmasına, yorgunluk-halsizlik-uyku eğilimin artmasına ve metabolizma hızının düşmesine sebep olabilir. Sahurda en uygun beslenme şekli kahvaltıdır. Bu nedenle uygun kahvaltılık çeşitleri tercih edilmeli, ağır, yağlı ve fazla tuzlu gıdalardan uzak durulmalı. Yedikten hemen sonra değil, yarım saat sonra yatılmalı.


İftar ile sahur arasında dört öğünü tamamlayın

İftar ile sahur arasında çok uzun bir süre olduğu için, bazal metabolizma hızında düşmeler olabiliyor ve bu durum da kilo alma eğiliminin artmasına yol açabiliyor. O yüzden yemek sıklığını artırmak için sahur, çok yoğun olmayan iftar ve iftardan sonra 2 ara öğünle günlük 4 öğünü tamamlamak gerekiyor.

Oruç tutarken tüm gün su içilemeyeceğinden; sahur, iftar ve iftar sonrasında ortalama 2-2.5 litre su tüketilmeli. Yeterli su alımı olmazsa; halsizlik, tansiyon değişiklikleri, konsantrasyon bozukluğu ve sindirim güçlüğü gibi sıkıntılar meydana gelebilir.

Spor yapan kişiler iftara kadar olan süreçte ve iftardan hemen sonra kesinlikle spor yapmamalıdır. En uygun zaman iftardan 1.5- 2 saat sonrasıdır.


Oruç tutması sakıncalı olanlar
u Diyabet (şeker) hastaları
u Yüksek tansiyon hastaları
u Böbrek hastaları
u Gebeler
u Emziren anneler
u Büyüme ve gelişme çağındaki çocuklar
u Yaşlılar
u Sürekli ilaç kullananların oruç tutması sağlık açısından sakıncalıdır.



ÖRNEK İFTAR MÖNÜSÜ 1:
u 1 bardak su, 1 hurma veya 1 zeytin
u 1 kase çorba
u 1 kase salata
u 6-7 kaşık kıymalı veya etli sebze yemeği
u 1 kase yoğurt veya cacık
u 2 küçük parça pide veya 2 dilim tam tahıllı ekmek


ÖRNEK İFTAR MÖNÜSÜ 2:
u 1 bardak su, 1 hurma veya 1 zeytin
u 1 kase çorba
u 1 kase salata
u 2-3 köfte veya 2-3 dilim peynir veya 1 el içi kadar tavuk
u 4-5 kaşık zeytinyağlı sebze
u 4-5 yemek kaşığı bulgur pilavı


ÖRNEK SAHUR MÖNÜSÜ 1:
u 1 bardak yarım yağlı süt
u 2 dilim orta yağlı peynir
u 2 ceviz veya 6-7 fındık
u Bol yeşillik
u 1-2 tatlı kaşığı pekmez veya bal, 2-3 dilim tam tahıllı ekmek


ÖRNEK SAHUR MÖNÜSÜ 2:
u 1 kase çorba
u 1 haşlanmış yumurta
u 1 dilim peynir 4-5 kuru kayısı
u Bol yeşillik
u 2 -3 dilim tam tahıllı ekmek


İFTARDAN 1.5 SAAT SONRA ARA ÖĞÜN:
u 1 kase sütlü tatlı veya 1 dilim güllaç,
veya yağsız kepekli tost + 1 bardak ayran,
veya 1 bardak az yağlı süt + 4 kaşık müsli,
veya 2- 3 kepekli galeta + 1 bardak süt


BUNDAN 1.5 -2 SAAT SONRA 2. ARA ÖĞÜN:
u 2-3 porsiyon meyve
İftardan hemen sonra aşırı tatlı isteği olursa; birkaç tane kuru incir veya kuru kayısı ile bu isteği bastırabilirsiniz.


İFTARINI DIŞARIDA AÇANLAR İÇİN ÖRNEK MÖNÜ:
u 1 bardak su, 1 hurma veya 1 zeytin
u 1 kase çorba
u 1 kase salata
u 1 porsiyon ızgara tavuk veya 1 orta boy balık
u 2 küçük parça pide veya 2 dilim tam tahıllı ekmek

Kansere karşı limon sarımsak ve ketçap

 
İNGİLİZ Men’s Health dergisi, kanser riskini azaltmak için üç gıdanın özelliklerine dikkat çekti

Sarımsak: İçindeki kanserle savaşan enzim allinase, sarımsak doğrandıktan sonra 10 dakika bekletilirse daha etkili oluyor.

Limon: Haftada bir yemek kaşığı limon suyu içmek içindeki D-limonene maddesi sayesinde cilt kanseri riskini yüzde 30 düşürüyor.

Ketçap: Katkısız ketçap, domatesten iki kat fazla kanserle savaşan lycopene maddesi içeriyor

Oruçta susuzluk sıkıntısını gidermenin yolları

   
Uzmanlar, bu sene aşırı sıcaklara rastlayan Ramazan ayında oruç tutacak olan vatandaşları susuzluk hissini arttıracak besinlerden uzak durmaları konusunda uyarıyor.
 
 

İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nde görevli Diyetisyen Hamide Ataman, Ramazan ayının bu yıl aşırı sıcaklara rastlaması nedeniyle oruç tutan vatandaşların daha yoğun bir şekilde susuzluk hissi duyacaklarını belirterek, özellikle sahurda su ihtiyacını giderecek besinler tüketilmesi gerektiğini söyledi. Ramazanda sıvı alımının gece boyunca arttırılması gerektiğini ifade eden Ataman, "Gün içerisinde alınamayacağı için sıvı alımı gece boyunca arttırılmalı. 2 litre kadar suyun tüketilmesi gerekiyor. Vücuttan sıvı kaybına neden olacağı için çay ve kahve fazla tüketilmemeli. Onun yerine su, taze sıkılmış meyve suyu, meyve tüketilmeli. Özellikle meyvelerin tüketimi çok önemli. Çünkü meyve hem bir miktar sıvı sağlar, hem de enerji alımını arttırırlar. Ayrıca yapılarındaki posalar nedeniyle de tok tutarlar. Çiğ sebzeler de bu görevi yerine getirir. Bu nedenle sebze tüketimi de önemli" dedi.

"EKMEĞİN TAM TAHILLI OLMASINA DİKKAT EDİN"

Aşırı tuzlu yiyeceklerin su ihtiyacını arttırdığını belirten Ataman, sahurda bu tür yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini söyledi. Sahurda zeytin gibi salamura besinlerden kaçınılması gerektiğine dikkat çeken ataman, "Turşu, salamura, konserve gibi besinler çok fazla tuz içeriyor. Bunların tüketiminden kaçınmakta fayda var. Bu tür besinler tuz içeriği fazla ve su ihtiyacını arttıracaktır. Şekerli besinler de su ihtiyacını arttıracağı için bu besinlerden kaçınılması gerekir. Sahurda sandviç gibi bir şeyler hazırlanabilir. Ekmeğin tam tahıllı olmasına dikkat edersek, tok tutacağı için gün içerisinde çok fazla susuzluk sıkıntısı yaşamayabilirler. Bunun yanında bol miktarda meyve ya da sebze tüketilirse su ihtiyacı bir miktar giderilebilir" diye konuştu.

"PİŞİRME YÖNTEMİ DE BESİNLER KADAR ÖNEMLİ"

İftarda özellikle aşırı yağlı yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini belirten Ataman, şunları söyledi: "Pişirme yöntemi de aslında yediğimiz besinler kadar önemli. Yiyeceklerin kızartılmadan hazırlanması gerekir. İftar sofrasında özellikle kızartma çeşitleri fazlaca bulunur. Bu sofrayı sadeleştirmek gerekiyor. Sebze, yoğurt, salata bulunduracak şekilde soframızı hazırlayabiliriz. Et grubundan besin tüketeceksek eğer, bunun kızartılmadan, fırında ya da haşlanarak hazırlanmasında fayda var."

"AZAR AZAR, SIK SIK BESLENME İLKESİ UYGULANMALI"

Ramazan'da azar azar ve sık sık beslenmenin önemine dikkat çeken Ataman, bu şekilde beslenildiğinde bir anda çok fazla besin tüketilmemiş olacağını bildirdi. Ataman, "Besin alımını gün içerisine yayamayacağımız için bunu tam tersine çevirerek günü geceye yaymaya çalışacağız" dedi. İftarda özellikle çorba ile başlamanın önemli olduğunu belirten Ataman, böylece sıvı alımının da artacağını kaydetti. Yemeğin mümkün olduğunca yavaş yenmesi ve öğünün uzatılmasının öneminin altını çizen Ataman, "Ana yemekte daha çok beyaz etin biraz daha ağırlıklı olması faydalı. Sebze yemeği mutlaka bulunmalı. Eğer mutlaka bir tatlı bulunacaksa, bunun sütlü tatlılar olmasını öneriyoruz hamurlu tatlılar yerine. iftardan sonra meyve ya da küçük ara öğünler eklenebilir. Böylece azar azar sık sık beslenme ilkesini uygulayabiliriz. Sahurda da tok tutmasını sağlamak için tam tahıllı, çavdarlı, kepekli, yulaflı ekmek tüketilebilir" şeklinde konuştu

Saglık için Şifalı bitkiler , ürünler

HAMİLELİK

Adaçayı, bazı annelerde bebeği emzirdikten sonra sütün akmaya devam ettiği hallerde göğüs ucuna aynı merhemden bir miktar sürülerek sütün kesilmesi sağlanır.

Anasondan elde edilen yağ hormonları düzenler, anne sütünü çoğaltır.

Frenk maydonozunun ezilerek yapılan merhem loğosa kadınların göğüslerindeki durmayan süt akıntısını ve iltihapları tedavi eder.

Kimyon anne sütünü çoğaltır, balgam ve ter söktürür.

Nohut emzikli kadınların sütünü arttırır.

İDRAR YOLLARI RAHATSIZLIKLARI

Andız otu kökünden elde edilen yağ idrar söktürücü ve safra ifrazatını arttırıcıdır.

Ardıç meyveleri idrarı söktürür, idrar organlarını dezenfekte eder.

Ayrık otu (50 gr) kökünün bir litre suda kaynatılması sonucu elde edilen ilaç ter ve idrar söktürür, Böğürtlenin, idrar söktürücü özelliği vardır.

Çilek, salatalık, idrar söktürür.

Erkeç otu idrar yolları iltihabı ve soğuk algınlığına iyi gelir.

Frenk üzümü yapraklarından yapılan çay idrar ve ter söktürür.

Hercai menekşe ¼ litre kaynar suda iki tatlı kaşığı menekşe on dakika bırakılıp oluşturulan çay içilirse; idrar söktürür, idrar yolları hastalıklarına, iyi gelir.

Hint safranı, maydanoz idrar söktürür.

Kabak idrar sökücü etki yapar.

Kahve idrarı söktürür, terlemeyi azaltır.

Kırmızı ayrıkotu kökünden yapılan ilaçlar ter ve idrar söktürücüdür.

Kimyon çayı idrar söktürür, vücudu ısıtır.

Menekşe çiçeklerinden yapılan çay idrar söktürücüdür.

Mısır koçanı idrar söktürür. Ayrıca idrar yollarını taş ve kumlardan temizler.

Mürver ağacı çiçeklerinden yapılan çay içilince idrar söktürür.

Pırasa idrar söktürür, hazmı kolaylaştırır.

Semizotu kanlı idrara karşı etkilidir.

Yabaneriği çiçeklerinden yapılan çay, idrar söktürür.

Yabani armut (ahlat) ağacının taze ve genç yaprakları kaynatılarak suyu içildiğinde

İSHAL

Havuç, limon, nar ise ishale iyi gelir. Bir miktar kurutulmuş adaçayı 1 litre suda kaynatılırak içildiğinde ishale iyi gelir.

Ahududu yaprakları ishal kesicidir.

Arpa'nın suda kaynatılarak elde edilen sıvısı ishali önler. Böbrek ve safrakesesi taşlarının sebebiyet verdiği ağrılara, karaciğer ve dalak hastalıklarına, bronşit ve nezleye, cilt hastalıklarına, kansızlığa, raşitizm hastalığına iyi gelir. Kemik kireçlenmesini önlemesi en önemli özelliğidir.

Böğürtlen ishale iyi gelir.

Bademyağı başlı başına bir ilaçtır. Yumuşatıcı etkisi olduğundan küçük çocukların kabızlığını gidermek için bir kahve kaşığı kullanılırsa iyi sonuç alınır. Hem iç organlar için hem de cilt için çok yararlıdır. Yaralara sürüldüğünde acıyı dindirir.

Gül yaprakları çay gibi kaynatılıp içilirse rahatlık verici ve ishal gidericidir.

Kestane ağacının yaprakları kaynatılıp, içilirse ishali önler.

Koyu çay, şeftali ishali önler.

Kızılcık'ın en etkin olduğu rahatsızlık ishaldir. Kabızlık yapar.

Labada ishal kesicidir. Bağırsaklara dolgunluk hissi veren iyi bir besindir.

Misk otu kötü kaynatılarak içildiğinde ishali önler.

Muz kabızlığa çok iyi gelir.

Mürver ağacı çiçeklerinden yapılan çay içilince, zatürree başlangıcı, nefes yolu hastalıkları, nezle, grip, öksürüğe iyi gelir.

Pirincin tutucu etkisinden ötürü ishal kesici özelliği fazladır.

Yabani armut (ahlat) pişirilerek yendiğinde ishali önler.

KABIZLIK


Pırasa, erik, kiraz, üzüm, zeytinyağı ve şalgam kabızlığa iyi gelir.

Elma yemeklerden önce yenilince kabızlığı giderir.

Erik'in kurutulmuşu kabızlığa karşı iyi bir ilaçtır. Erikleri akşamdan ıslatıp sabah aç karnına yemek, üzerine de suyunu içmek yararlı olur.

Fesleğen tohumları kaynatılarak içilirse kabızlığa iyi gelir. Frenk üzümü yapraklarından yapılan çay kabızlığa iyi gelir.

Gül yapraklarının dip kısmı kesilmeden reçel yapılırsa kabızlığa iyi gelir.

Ispanak hazmı kolaylaştırır, kabızlığı önler.

Keten, bağırsak cidarına etki ederek sindirimi hızlandırır. Bu nedenle son derece etkili ve sağlıklı bir müshil ilacıdır. Vücutta herhangi bir tahribat yapmadan kabızlığı önler.

Taze incir kabızlığı giderir. Kuru incirler akşamdan suya konup yumuşatılarak sabahleyin aç karnına yenirse bağırsakların faaliyetini arttırır.

KAN HASTALIKLARI


Adaçayı yapraklarından elde edilen toz kanı düzeltir. Ahlat (yaban armudu), kan deveranını düzenler. Armut, kansızlığı giderir.

Arpa'nın suda kaynatılarak elde edilen sıvısı kansızlığa iyi gelir.

Biberiye çiçekleri ekmek ve tereyağı ile birlikte yenirse kanı temizler.

Böğürtlen yaprakları içeriği oluşmadan toplanıp gölgelikte demetler halinde kurutulur ve bundan yapılan şurup kanı temizler.

Çentiyane çiçeği, sonbaharda toplanır, kansızlığa iyi gelir.

Çilek, vücudu serinletir, zehirlerden arındırır ve kanı temizler.

Fındık, içerdiği B grubu vitaminler nedeniyle kan yapısını kuvvetlendirip, ruhsal gerginliği ortadan kaldırır.

Isırgan otu kökü ve yaprakları kaynatılıp içilirse kanı temizler ve kan yapar.

Ispanak, pancar, lahana, dere otu, havuç, elma, erik, üzüm, domates ve kayısı kansızlığa iyi gelir. Taze yaprakları salata yapılarak yenirse kanı temizler. Kökü kurutularak kavrulur, kahve gibi içilir veya kahveye ilave edilir.

Kantaron kansızlığa iyi gelir.

Karalahana kan dolaşımını düzenler, metabolizma rahatsızlıklarını iyileştirir. Lahana kanı temizler.

Kavun'un en önemli özelliği, kanı temizlemesidir.

Kereviz, semizotu kanı temizler.

Kırmızı ayrıkotu kökünden yapılan ilaçlar ağrıları dindirir, kanı temizler.

Melek otu kanı çoğaltır.

Mürver ağacı meyveleri ile vitamin kürü yapmak ve kanı temizlemek için bol miktarda mürver meyvesi yenir.

Pırasada bol miktarda vitamin vardır. Çiğ yenildiğinde kan yapıcı etki gösterir.

Sarımsak kanı temizler.

KANSER


Domates kanser hastalarına önerilir.

Karaturp kür halinde yenilince kansere karşı vücudun direncini arttırır. Az yenince tembel organları harekete geçirir.

Isırgan otu çayı kansere iyi gelir.

Kiraza rengini veren maddenin göğüs, bağırsak ve prostat kanserine iyi geldiği öne sürülmektedir.

Lahana bol miktarda B ve C vitaminleri ile kanser oluşumunu önleyen negatif enzimler içerir. Sabah kahvaltısından evvel içilen bir bardak lahana suyu sağlığa yararlıdır.

Maydanoz kansere iyi gelir.

Sarımsak ve pancar kansere ve kansere yatkın vücutlara iyi gelir.

Üzerlik otu çayı kan pıhtılaşması gibi hallerde çok etkili olur.

KARACİĞER RAHATSIZLIKLARI


Acı marul yapraklarından ve kökünden yapılan çay, karaciğer, dalak ve böbreklerin faaliyetlerini düzenler.

Adaçayı (bir miktar kurutulmuş) 1 litre suda kaynatılırak içildiğinde karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir.

Aşk otu tohumları bir bardak su içinde 6 saat bekletilerek içilir. Karaciğer, dalak, mesane ve böbreklerin çalışmasını düzenler.

Ayvada, şeker, tanen ve bol miktarda vitamin vardır. Karaciğer tembelliğine iyi gelir.

Civan perçemi, domates karaciğer hastalıklarına iyi gelir.

Enginar, CYNARIN içeridiği için karaciğer ve safra kesesinde biriken nikotin, alkol ve yağın vücuttan atılımını sağlar.

Hint safranı kökü ve çalısı kaynatılarak içildiğinde karaciğer ve safrakesesi rahatsızlıklarını giderir.

Karahindiba, kuşkonmaz, havuç, enginar, zeytin, kereviz, turp, zeytinyağı ve greyfurt karaciğer yetersizliği ve büyümesine iyi gelir.

Maydanoz karaciğer şişkinliğinde etkili olur.

Marul karaciğer ve dalak şişmesine iyi gelir.

Melek otu karaciğeri kuvvetlendirir.

Turp karaciğer şişliğini yok eder.

KOLESTEROLÜ ÖNLEMEK İÇİN


Enginar ve karahindiba kolestrolü önler.

Fasulye, kalp damar tıkanıklığı ve kolesterol düşürmek için birebirdir. Özellikle soya fasulyesinde bu etki çok fazladır.

Fındığın içinde yüksek düzeyde oleik asit bulunduğundan kolesterol yükselmesini önleyerek kalp ve damar hastalıklarından korunmayı sağlar.

Siyah üzüm içindeki maddeler kolesterol düşürücü etki yapar.

Greyfurt, enginar kolesterol düşürücüdür.

MİDE RAHATSIZLIKLARI

Acı marulun kökünde ve gövdesinde bulunan süt, mide rahatsızlıklarına ve hazımsızlığı iyi gelir. Kurutulmuş acı marul yaprakları ve kökü safra kesesinin faaliyetini hızlandırır, hazmı kolaylaştırılır. Acı marulda idrar söktürme özelliği olduğu gibi, mide nezlesine de iyi gelir. Ayrıca kanamalarda da iyi bir dindiricidir.

Adaçayı yapraklarından elde edilen toz mide suyunu tanzim eder, iştahsızlığı önler.

Anason tohumlarının yenmesi mide ekşimesini önler. Anason tohumlarından elde edilen anason yağı mide rahatsızlıklarına iyi gelir.

Andız otu kökünden yapılan çay, mide rahatsızlıklarına çok iyi gelir, mideyi kuvvetlendirir, balgam söktürür. Üzüm şırasının içinde bir ay bekletilen andız otu, mide rahatsızlıklarına iyi gelir.

Armut hazmı kolaylaştırır ama kendisinin hazmı kolay değildir. Midesi sorunlu olanlar elma gibi ısırarak yemek yerine suyunu tercih etmelidir. Armuttan en iyi şekilde yararlanmak isteyenler, yemeklerden önce yemelidir.

Aşk otu (kurutulmuş) otu toz haline getirilir. 1 çay kaşığı 1 bardak sirkeye konularak içilir. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Biber, mide salgısını çoğaltır.

Ayvada, mideyi kuvvetlendirir.

Cevizin taze dallarının kabukları, meyvelerinin kabukları ile karıştırılıp kaynatılırsa mideyi kuvvetlendirir. Domates mide rahatsızlıklarına iyi gelir.

Ebegümeci mide şikayetlerini düzeltir.

Havuç, lahana, limon, üzüm, elma, ananas mide asitlenmesi ve ülsere iyi gelir.

Hurmadan (taze) yapılan şurup, karın ağrılarına ve mide kramplarına iyi gelir.

Ihlamur çayı balla karıştırılıp içildiğinde mide ülserine karşı etkili olur.

Isırgan otu özü metobolizma rahatsızlıklarının yanı sıra mide hastalıklarına iyi gelir. Yaprakları ile gövdesinden hazırlanan salatayla kür yapılırsa vücuda son derece yararlı olur.

Karanfil ağacından elde edilen yağ mideyi kuvvetlendirir.

Kiraz kanı temizler, mideyi kuvvetlendirir. Sindirim sisteminde meydana gelen ağrıları dindirir. Kanamaları giderir.

Kimyon ve kişniş mide ve bağırsak gazlarını yok eder.

Lahana çiğ olarak mide ülserine iyi gelir.

Mandalina, spazma iyi gelir.

Melek otu mideye canlılık kazandırır. Melek otu mide zayıflığına iyi gelir. Mide ifrazatını arttırır.

Meşe ağacı kabuklarından yapılan çay, mide ve bağırsak kanamalarını iyileştirir.

Meyan kökü şurubu mide ve bağırsak gazlarına çok iyi gelir. Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserlerine karşı etkilidir.

Nane çayı içildiğinde mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. Mide ve bağırsak gazlarını yok eder.

Soğan ve üzüm üril asiti yok eder.

Tarhunotu, limon, elma, domates mide ekşimelerine iyi gelir.

Yaban mersini meyveleri mide nezlesine çok iyidir. Mide gazını yok eder.

ÖDEM


Arpa'nın suda kaynatılarak elde edilen sıvısı susuzluğu giderir.

Aşk otu kökünden elde edilen yağ, vücudun çeşitli yerlerinin su toplamasıyla oluşan hastalıkların tedavisinde de kullanılır.

Havuç tohumlarından yapılan şurup, vücudun su tutmasına ve hazım rahatsızlıklarına iyi gelir.

Kenevirle (bir miktar) kaynatılan sütten gün boyu birkaç defa birer yudum içilirse ödem hastalığına son derece olumlu etki yapar.

Soğan, armut, kavun, elma, kiraz, şeftali, dereotu, patlıcan vücuttaki ödem ve su tutulmasını önleyicidir.

Turp ödeme iyi gelir.

Bitkilerden gelen şifalar

Dioskorides ürünleri %100 Doğal olup, ilaç sınıfına girmemektedir.
Bizler doğanın, doğalın savunucusu olarak, sizlere acil şifalar ve sağlıklı bir yaşam dileriz.

Dioskorides, Roma İmparatorluğu zamanında yaşamış ve Neron'un ordusunda hekim olarak görev yapmış en önemli eczacıdır. Dioskorides'in çalışmaları kendisinden sonraki nesilleri büyük ölçüde etkilemiş ve modern bitki biliminin kurucusu olarak kabul edilmesini sağlamıştır.
Bu-ilaclara-DIKKAT
Şizofreni gibi psikozların tedavisinde kullanılan ilaçları alan hastalarda beyin kanaması riskinin yüksek olduğu bildirildi.

Daha önce yapılan araştırmalar ikinci nesil (atipik) antipsikotik ilaçların beyin kanaması riskini artırabileceğini göstermişti ancak Londra'daki Hijyen ve Tropikal Tıp Okulundan Ian Douglas ve ekibi daha eski, klasik antipsikotiklerin riskini de araştırdı.
6 milyondan fazla İngilizin klinik verilerini inceleyen bilim adamları, 1988-2002 döneminde, en az bir antipsikotik ilaç önerilen hastaların 6 bin 790'ının beyin kanaması geçirdiğini belirledi. Araştırmacılar, bu ilaçları kullananların beyin kanaması geçirme riskinin kullanmayanlara göre 1,7 oranında fazla olduğunu hesapladı.
Bunama görülen ve antipsikotik ilaç kullanan hastalardaysa beyin kanaması geçirme riskinin 3,5 kat fazla olduğuna işaret edilerek, bunama görülen hastalara bu ilaçların önerilmemesi gerektiği vurgulandı.

Araştırmaya göre, antipsikotik ilaç kullananların beyin kanaması geçirme riski artıyor. Beyin kanaması geçirme riski ikinci nesil antipsikotik ilaçlardaysa daha eski ilaçlara göre biraz daha fazla.

Araştırma İngiliz Tıp Dergisi'nde yayımlandı.

Bu bitki hem kalbe, hem beyne iyi geliyor!


Bu bitki hem kalbe, hem beyne iyi geliyor!

Yan etkisi olmayan bitki beyne ve kalbe de faydalı...


İbni Sina'nın kitabında ''oğul otunun kalbi ferahlandırdığı, kalbe verdiği kuvveti kırmızı yakutun fiiline muadildir'' diye övdüğü melisa ya da diğer adıyla oğul otu, özellikle mevsim geçişlerinde etkisini artıran depresyon, huzursuzluk ve sıkıntıları gidermek için kullanılıyor. İşte hiçbir yan etkisi bulunmayan melisanın faydaları ve tıbbi özellikleri:

Beyin, kalp ve sindirim sistemi üzerinde koruyucu kuvvetlendirici, spazm çözücü, ruhsal ve fiziksel sakinleştirici, hazmı kolaylaştırıcı, bağırsak gazlarını giderici, terlemeyi önleyici, bağırsak parazitlerini düşürücü, sinir krizleri, depresyon kulak çınlaması, baygınlık, baş dönmesi, kansızlık, yara iyileştirici, mikrop öldürücü, aşırı gerginliğin getirmiş olduğu sinir krizlerine, depresif huzursuzluklara, istem dışı kasılmalara, hafıza zayıflığına karşı çok etkili.

Melisa sadece hastalıklarda değil, saç ve cilt bakımında da kullanılıyor. Yıpranmış, cansız, ve güçsüz saçları iyileştiriyor. Yağlı ciltler için temizleme maskelerinde, yaşlanmış ve yıpranmış ciltler için yenileyici kremlerde de kullanılıyor.

İşte kokusuyla başağrısını geçiren bitki


İşte kokusuyla başağrısını geçiren bitki

Yalnızca 'mutfaktaki baharat' olarak görülemeyecek kadar geniş yelpazedeki hastalıklarda kullanılan çörek otu, egzama ve sedefte kullanılan en eski besin takviyelerinden biri.

Almanya'da ve Mısır'da ilaç olarak kullanımı çok yaygın. Vücuda dinçlik ve kuvvet veren, bağışıklık sistemindeki düzensizlikten kaynaklanan alerji ve romatizmayı geçiren çörek otunun en büyük özelliği koklayınca baş ağrısını gidermesi.

Hazmı kolaylaştırıp, mide ve bağırsak gazlarını gideren bu şifalı bitkinin tütsüsü nezleye de bire bir... Suyu sivilcelere sürülürse iyi geliyor.

Sinüzitle savaşmak elinizde!

Yaz geldi, havuz-deniz mevsiminin en yoğun zamanı başladı. Sinüzit hastaları daha dikkatli olmalı, ıslak saçla fazla dolaşmamanın yanı sıra beslenme konusunda da bazı ipuçlarına dikkat çekmek istiyorum.


Bu rahatsızlıktan korunmak için soğukta kalmamak, saçların ıslak kalmaması, ortamın nemi ve ısısının uygun olması, sigaranın dumanında dahi kalınmaması, alerjiye yol açabilecek toz, duman veya diğer irritan maddelerden uzak kalınması gibi önlemlerin yanı sıra beslenmeye de dikkat edilmeli.


Sinüzit, kafatasındaki sinüs boşluklarını çevreleyen zarlarda yaşanan ağrılı bir iltihaplanmadır. Sinüsler burnun her iki yanında ve dört ayrı isimde bulunurlar. Sinüslerin sesin rezonansının sağlanması, solunum havasının nemlendirilmesi ve ısıtılması ile zararlı partiküllerin tutulması gibi görevleri vardır. Ayrıca baş ağırlığının azaltılması işine de yararlar. Bütün sinüslerin içini döşeyen mukoza her gün belli oranda salgı yapar. Bu salgılar burun içine dökülerek oradan da boğaz ve mideye giderler. Akut sinüzit, genelde bir nezleyi takip eder. Saman nezlesi gibi alerjiler dahil olmak üzere enflamasyon veya başka enfeksiyonlar da neden olabilir. Kronik sinüzite ya alerji ya da karışık bir bakteriyel enfeksiyona neden olur ve astım hastaları arasında yaygındır. Nedenine bakmaksızın, sinüsün etrafı şişer ve kanalları tıkar, bunun sonucunda tıkanıklık ve muhtemelen şişme ve derin, ağır bir baş ağrısı hissi verir.

Süt ve süt ürünleri etkili

Hastayı en çok rahatsız eden şikâyetlerden biri ağrıdır. Bu hangi sinüsün iltihaplanmasına göre baş ağrısı, yüz ağrısı, göz çevresinde ağrı şeklinde olur. Genellikle öne doğru eğilmekle artar. Ayrıca burun tıkanıklığı, burun akıntısı, koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, ateş, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler olur.

Maden suyu niyetine soda içmeyin!

Halk arasında soda ve maden suyu eş anlamlı kullanılmasına rağmen ikisi birbirinden farklıdır. Maden suyu, yeraltı sularından elde edilmiş, çözünmüş katı madde içeriği toplam 250 mg/l''den daha az olmayan sulara verilen addır.

Çözünmüş mineral tuzları, elementler ve gaz içerirler. Mineralli suları diğer sulardan ayıran özellik, kaynağından elde edildiği anda spesifik miktar ve oranlarda mineraller ve iz elementler içermeleridir. 500 mg/l''den daha az mineral içerenlere düşük mineralli su,1500 mg/l''den daha fazla içerenlere yüksek mineralli su denilmektedir. Maden suyu içinde; bikarbonat, sülfat, klorit, kalsiyum, magnezyum, florit, demir ve sodyum bulundururlar. Farklı markalar farklı miktarlarda mineral içerirler. Marka tercih ederken içeriklerine mutlaka bakılmalı.

İçilebilir nitelikteki herhangi bir suya karbondioksit eklendiğinde soda yapılmış olur. Maden suyu ise yerin en derin katmanlarından çıkar ve yeryüzüne çıkarken geçtikleri katmanlardan mineralleride alarak yol alırlar. Bu durumda maden suyu mineralce çok zengin iken soda mineral içermez.

Maden suyu ve soda, ikisi de mideyi rahatlatma özelliğine sahiptir ancak sodanın bundan başka hiçbir işlevi yoktur oysa maden suyu aynı zamanda doğal bir mineral deposudur. Dolayısıyla tüketilmesi önerilen doğal maden sularıdır ve sodayla maden suyunu ayırt edebilmek için pek çok gıda maddesini alırken yapmamız gerektiği gibi etiket okumak çok önemlidir.

Günde ne kadar maden suyu tüketmeli?

Maden suyu içindeki minareller sebebiyle çok sağlıklı bir içecektir ve insan sağlığını destekleyicidir. Ter, solunum ve idrar ile kaybolan minerallerin yerine gelmesi için su içmenin yanı sıra sıvı ihtiyacının bir kısmı maden suyundan karşılanabilir. Amerikan Obezite Birliği sağlıklı bireyler için maden suyu tüketimini 600 ml. olarak belirlemiştir. Ülkemizde tuz tüketimi genllikle yüksektir. Aşırı tuz alımı, yüksek tansiyon, börek hastalıkları ve mide ülseri gibi hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Ayrıca fazla sodyum alımı idrarla kalsiyum atımını hızlandırdığı için kemik erimesi sorunu için risk faktörü oluşturur. Maden suları yüksek sodyum içerdikleri için aşırı miktarda tüketilmemelidir. Maden suyu seçimi yapılırken de düşük sodyum, yüksek magnezyum ve kalsiyum içerikli olanlar tercih edilmeli. Sağlıklı insanlar günde iki şişe, kilolu kişiler bir şişe içebilir. Kalp, böbrek ve hipertansiyon hastaları ise uzak durmalı.

Maden suyunun faydaları nelerdir?

• Her yaştaki bireylerin günlük kalsiyum gereksinimlerinin karşılanmasında takviye olarak düşünülebilir. Böylece güçlü kemik yapısının oluşması ve korunmasını sağlar.

• Büyüme çağında, hamilelikte ve yaşlılıkta artan mineral ihtiyacının (magnezyum, kalsiyum, flor ve sodyum gibi) karşılanmasında gerektiği kadar kullanılarak sağlanabilir.

• Sağlıklı bireylerde içerdiği sülfat, bikarbonat iyonları sayesinde sindirim sistemi (mide ve bağırsaklar) ve boşaltım sistemi (böbrekler ve idrar yolları) fonksiyonlarını destekler(maden suyunun önerilen miktardan fazla tüketilmemesi şartıyla geçerlidir).

• Cildin gerekli olan su ve mineral ihtiyacını da karşılayarak cilde gergin, pürüzsüz ve canlı bir görünüm sağlanmasında yardımcıdır.

• Solunum, idrar, her türlü spor aktivitesinde ve özellikle yaz aylarında terleme ile oluşan su ve mineral kaybının karşılanmasında ölçüsü kadar kullanılabilir.

• Bikarbonat içeriğinin yüksek olması ise asit fazlalığı, yanma ve ekşime ile seyreden mide hastalıklarında mide asidi fazlalılığını baskılayıcıdır.

• Özellikle yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla birlikte asitli içecek tüketme ihitiyacı da artar. Boyalı, katkı maddeli içecekler yerine maden suları tercih edilebilir. Son dönemde meyveli çeşitleri de piyasada bulunmakta fakat bunların kalori de dikkate alınarak tüketilmesinde fayda var.

Hamilelikte maden suyu içilebilir mi?
Hamilelik, yeterli ve dengeli beslenmenin çok daha önemli olduğu ve özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönem. Annenin vücudu, bebeğin beslenebilmesi ve gelişiminin sağlanabilmesi için normalden daha fazla gıda, sıvı, mineraller ve vitaminlere ihtiyaç duyar. Mineral ihtiyacının bir kısmını tamamlayabilmek için, bu dönemde farklı bir sağlık problemi(hipertansiyon...vb) yaşanmıyorsa maden suyu tüketimi önerilebilir.

Maden suyu böbrek taşı yapar mı?
Böbrek taşı oluşumunu maden suyu tüketmeye bağlamak yanlış olur. Aksine yeterli ve düzenli miktarlarda su ve maden suyu tüketmeyen insanlarda tüketenlere göre böbrek taşı oluşumu riski daha yüksektir. Bu duruma gelmiş ve böbreklerinde taş oluşmuş insanların maden suyu tüketmeleri tavsiye edilmez ancak esas olan, düzenli ve yeterli miktarlarda su ve maden suyu tüketerek vücudumuzu bu gibi etkenlerden korumaktır.

Sağlıklı Yaşam İçin,Kadın sağlığı,Cinsellik, Güzellik, Kız, Genç, Aile, Diyet, Cilt, Moda, Kariyer, Ev, Yemek, Rejim,Sağlıklı yaşam , sigaranın zararları, adım ölçer, sağlı bilgileri, sağlık ve yaşam,Cinsellik, Sağlık, Kilo Verme, Kadın ve erkek saglıgı,Hastalıklar, Sağlıklı Yaşam, Şifalı Bitkiler,Sağlıklı Yaşam için Hareket Gerekli sağlık bilgisi,Sağlıklı Yaşam, Estetik ve Güzellik Merkezi,alkolsüz ve sigarasız sağlıklı yaşam hakkında bilgiler,ağlıklı yaşam, kadın sağlığı, sağlıklı beslenme, kadın siteleri,Sağlıklı Yaşam ,temizlik, bakım, genel sağlık,oruc tutmak ,Oruçluyken çektiğiniz baş ağrıları, nefes egzersizleriyle giderilebilir,Sağlıklı Yaşam İçin,Cinsellik, Sağlık, Kilo Verme, Kadın ve erkek saglıgı,Kadın hastalıkları, Kadın doğum, kadın ve kadınlara yönelik, aşk, evlilik, cinsellik, güzellik, moda, makyaj, stil, anne, bebek, kariyer, yemek tarifleri, ev, dekor, magazin, diyet, astroloji, estetik, kadın sağlığı, genel sağlık,